İsa Kitabı
Herkese açık dijital okuma

=== ISA KITABI ===

İSA KİTABI

İSA

I

1. Bilir misiniz neden zordur insana bir şeyi anlatmak. İnsana anlatmak zordur çünkü siz sözlere bağlısınız ve düşünürsünüz sözlerle. Bir tek söz her zaman yeterli olmaz doğru kavramı anlatmaya. Yanlış kavram için doğru sözü, doğru kavram için yanlış sözü kullanırsınız çoğu zaman.

2. Anlamanız için bazı şeyleri, önce anlamalısınız sözlerin kastettikleri kavramları doğru şekilde. Şayet kapatılmasaydı zihniniz, zihinsel iletişime. O zaman insan olacaktı bir. Herşeyi ve her kavramı anında anlatacak ve değerlendirebilecektiniz. Şimdi ise sadece birçok sözden oluşan söz dizileri ile anlayabilirsiniz ancak.

3. Birçok söz ise, yanlış ve eksik kavramlar ifade ediyor size. Ama bilmelisiniz, her sözün ardında çok geniş bir kavram yatmaktadı r aslında ve gerçek kavram sizin şartlanıp, benimsediğiniz değildir çoğu zaman.

4. Sizin bilmediğiniz ve altyapısı olmayan şeyleri anlatabilmek zordur size, hatta Benim için bile. Çünkü zihninize de nakletsem gereken şeyi, yine de kelimelere dökerek anlarsınız onu üst benliğinizle.

5. Bilir misiniz ne demektir “Anne” ve ne demektir “Baba”. Ebeveyn diyorsunuz her ikisine birden olmaksızın cinsiyet. Hem doğrudur bu kavram, hem de yanlış. Bir insan cinsel ilişki kurarsa başka bir insanla ve erkek zerk eder se spermini dişi cinse ve bundan doğarsa çocuk. Birisi anne olur ve diğeri baba. Her ikisi birden ebeveyndir sizin dilinizde.

6. Cinsel ilişki yoluyla olmayan, anne olan kadından doğmayan çocuk ise üveydir sizin için. Ama bu değildir gerçek babalık ve an nelik kavramı. Önce bu kavramın anlamını iyice anlamalısınız. Ancak ondan sonra anlayabilirsiniz tanrıların dilini ve dedikleri zaman, ne demek istediklerini.

7. Baba olması için bir erkeğin, spermini zerketmesi gerekir dişiye ve öylece doğmalı çocuk bir rahimden geçerek. Öyle mi dersiniz? Bu tamamen yanlış bir düşünce zinciridir. Baba zerketmeden önce kendi tohumunu, nereden gelmektedir bu tohum. Tohum erkeğin içinde oluşur önce. Hiç yoktan nasıl var olur tohum?

8. Erkek çocuk büyür ve ne zaman cinsell iği uyanır, o zaman içinde oluşmaya başlar üremeyle ilgili sıvılar. Önceden yoktu bunlar. Dışarıdan da bir güç erkeğin içine koymaz tohumu. Tohum erkeğin bedeni tarafından üretilir ve maddeleşir. Yoktan var olmaz hiç bir zaman. Bir şeyin oluşumu, bir madde nin, başka bir maddeye dönüşmesidir ancak. Bu yüzden de erkeğin bedeni başka maddeleri dönüştürerek yapar tohumu. Erkekteki tohum onun kendi bedeninin ve varoluşunun yapıtaşlarından oluşur ve aslında o yapıtaşlarıdır. Erkeğin varlığı ve ataları ve herşeyi, o yapıtaşları içinde mevcuttur ve yoktur fazladan bir şey. Nasıl ki, büyük bir ağacın tohumunun içinde kocaman bir ağaçtaki her şey varsa, o erkekteki her şey öz olarak kendi tohumunda da vardır.

9. Bir erkeğin tohumu, kendi parçasıdır ve onun bedenidi r ve onun devamıdır aslında. Onun bilgisi ve enerjisi ve tecrübesi ve becerisi depolanmıştır kendi tohumunda. Bu yüzden de, “Baba” değildir anne ile cinsel birleşmede bulunan erkek. Anne olmadan da, gününüzde yapıldığı gibi bilimsel olarak, annesiz de üretilse çocuk ve kopya insan da olsa doğan çocuk. Onu oluşturan yapıtaşlarının alındığı erkek mutlaka babasıdır çocuğun.

10. Bir kadından alınan yapıtaşları ile, erkek olmadan da ve erkeğin tohumu verilmeden de yapılabilir kopya insan. O zaman verici dişi annesidir oluşan insanın. O zaman erkek yapıtaşları olmadan da üremiştir çocuk. Sadece kadının varlığını taşır çocuk ve kadının atalarının. Anne ve baba denilmesi belirtir sadece cinsiyetini vericinin. Bu yüzden kadın da olsa verici, erkek de, ”Ebeveyndir” aslında o.

11. Bu yüzden tanrılar ebeveynleridir insanın ve dünyanın kendisi de ebeveynidir insanın çünkü hem tanrılardan alınmıştır insanın yapıtaşları, hem de dünyanın maddesinden. Gerekmez ebeveyn olması için tanrıların ve dünyanın sizin anladığınız ş ekilde cinsel ilişki ile doğurması insanı ebeveyn olmaları için. Bu yüzden hiç bir zaman mecazi değildir tanrılar ve dünya için kullanılan “Baba” ve ”Anne” ve “Ebeveyn” sözleri.

12. İnsan taşır tanrıların ve dünya maddesinin ve dünyanın ruhunun yapıtaşlarını. Bu yüzden kullanılır devamlı olarak “allah oğulları” gibi sözler ve denilir daima “Baba” yaratıcı zannedilen tanrı için. Belirtmez aslında cinsiyeti “Baba” sözü bir tanrı için. Bu erkek hakimiyeti içindeki insanlık yıllarında kullanılmıştır tanrıyı yüceltmek için ve böylece yerleşmiştir dillerinize ve kavramlarınıza ama olabilirdi tanrı aynı zamanda anne.

13. Ve bu yüzden bir tanrı değildir aslında Anne ve değildir Baba. Bir tanrı ebeveyndir sadece. Ve, ama kullanabilirsiniz bu deyimleri ba ba olarak ve anne olarak bir tanrı için çünkü dilinize ve aklınıza oturmuş bu sözler tarif etmek için kavramları.

14. Bildiğiniz şekilde yapılırsa çocuk erkeği temsil eden ve o erkeğin kendisi olan tohum, zerkedilince kadına, büyür onun içinde ve karışır onun yapıtaşlarına kadının da yapıtaşları. Bu çok önemlidir anlamanız için Kahinlerin Sonuncusu’nu. Doğan herhangi bir çocuk, karışımıdır hem kadının, hem erkeğin.

15. Bütün bunlardan dolayı Ben! Babasıyım İlk Oğul’un. Oğlumdur Kain. Ne zaman ki, tanrıların bahçesinde birleşti Adem ve Havva benim teşvikimle. Karıştım ben de onların birleşmesine ve kattım kendi yapıtaşlarımı Kain’in varlığına. Vardı gerçekte hem Adem’de ve vardı hem Havva’da benim yapıtaşlarım ayrıca daha ilk yaratılışlarında. Bildiğiniz gibi.

16. Bu yüzden çok güçlü ve benim yolumda oldu ilk oğul. Bu yüzden ilk oğulun soyu ve sizlerde de var benim yapıtaşlarım. Benim insanlarım taşır benim yapıtaşlarımı.

17. Size anlattığım gibi. Havva gebe kalınca ilk çocuğa gazaba geldi kötü tanrı ve sürdü onları dünyaya. Daha tam tamamlayamadan istediği gibi. Çünkü imkansız olmuştu bu artık. Uyarmıştım onları.

18. Adem ve Havva dünyada kendilerine verilen suçluluk ve teşevvüş içinde kaldılar. Yalandı bu duyguları ve yoktu suçları fakat kötü tanr ı işlemişti bunu onlara. Onlar af dileme şartlanması içindeydiler ve kendi kafalarına göre “Hayırlı” bir evlat istiyorlardı kötü tanrı’dan.

19. Aslında bu da kötü tanrı’nın telkiniydi onlara. Bu sefer birleştiler yine sadece çocuk yapmak için. Kötü tanrı ’ya adanan ve onun adıyla yapılan bir cinsel birleşmeydi bu. Bu yüzden benden uzaktı ve etkisindeydi bütün olarak kötü tanrı’nın mevcudiyetinin. Tam olarak onun koruma zarfı içindeydiler ve bu çocuğa kendi yapıtaşlarını eklemişti tam olarak kötü tanrı.

20. Bu yüzden de babasıdır ikinci oğul’un, kötü tanrı. Avcıydı ve öldürücüydü ikinci oğul. Ondaydı yapıtaşları kötü tanrı’nın. Ve istese de istemese de kötü tanrı, aynı zamanda benim yapıtaşlarım da vardı ikinci oğulda, nasıl ki, kötü tanrı’nın yapıtaşları varsa Birinci Oğul’da. Birinci Oğul’da daha azken kötü tanrı’nın yapıtaşı, ikinci oğulda da çok daha azdır Benim Yapıtaşım ve bedenim.

21. İşte böyledir Birincioğul’un babasının Ben olmam ve ikincioğul’un babasının kötü tanrı olması. Bu yüzden de Baba denilmesi değildir sizin dilinize göre “Mecazi ifade”. Tam olarak gerçeği belirtir bu sözler.

22. İşte budur allahın oğul edinmesi. Cahil arabın kitabında çok kızılır bu deyime ve reddedilir ama gerçektir bu. Allahın oğul edinmesi bir insan kadınıyla cinsel yolla birleşmesi değildir. Bu, edinilen çocukta, onun kendi hazırladığı yapıtaşının bulunmasıdır. Çocuğun tamamen onun bedeninin devamı olmasıdır.

23. Ve aynı şekilde ben de oğul edinirim ve kız edinirim kendime ve daha insan anne ve babasındayken tohum, ona katarak kendimden aldığım öz parçalarımı.

24. İşte bu şekilde Birinci Oğul, Benim parçamdı ve devamımdı. İkinci oğul ise onun devamı ve aletiydi. Her çocuğun kendi öz karakterine yansımıştı gerçek babalarının vasıfları.

25. İlk insanlar ve denem e tipleri, ilk modeller olan Adem ve Havva ne onun çocuklarıydılar ve ne de Benim. Çünkü onlar birleştirilmişti dünya maddesinin özünden, Dünya’nın Ruhu’ndan ve bütün tanrıların yapıtaşlarından. Onlarda Ben de vardım. Kötü tanrı da. İşte bu yüzden de onları tam olarak yönlendirmek zordu her iki taraf için de. Onlar oradaydılar. Ama kötü tanrı daha çok işlemişti ve gaspetmişti Adem’i. Ve bana daha yakındı Havva.

26. Dünyada üremeye hazırdı Birinci Oğul ve İkinci Oğul. Onlar aynı anne ve babadan doğan kardeşler olarak görülür ve bilinir ve böylece bilinmek istenir sizin tarafınızdan ve fakat bu değildir gerçek. Onlar aynı insan kadın ve insan erkekten doğan çocuklardı fakat insan anne ve insan baba sadece birer iletici kaptan başka birşey değildirler iş in tekniğinde. Aslında onlar tam olarak ayrı ruhlar, ayrı bedendiler. Ayrı ırklar ve bedensel yapıdaydılar. Her birinde farklı bir yapıtaşı vardı. BirinciOğul benken, kötü tanrıydı ikinci oğul ve ona inanmayı ve onun için ölmeyi ve onun için öldürmeyi, soy undan ona enerji vermeyi sağlayan bir yapıtaşı vardı ikinci oğulda. Ve Bana inanmayı ve doğruyu bulmayı önleyendi bu kötü tanrı’nın yapıtaşı, size göre gen’i, DNA’sı ve bilmediğiniz başka bütünlerden oluşan yapıtaşları. Ve kötü tanrı’nın bilimden ve özgürlükten ve mantıktan ve sanattan ve düşünmekten nefret eden ve bunları önleyen yapıtaşları. Ancak ona iman etmeyi kul olmayı öngören yapıtaşları.

27. Şimdi. Bu benim altı katlı kitabımdaki açıklamama göre ki, onda yoktur hiç bir yalan ve eksiklik ve yoktur aldatma, işte bu kitabın bilgisine göre anlamalısınız ne olduğunu annenin ve ne olduğunu babanın. Kendi istediği gibi bir insan türünü yeniden yaratamaz mıydı kötü tanrı. Neden uğraştı bu kadar. Hayır. Ne kadar aksini söylerse de o, asla yoktan var edemez ve yaratamaz bir varlığı. Bu onun kendi iddiasıdır. Bu yüzden kullanmalıdır elindeki malzemeyi ve şekillendirmelidir onu kendi istediğince.

28. Bakın. Kendi sözlerine kutsal kitaplarındaki. Değil midir o korkunun, ölümün, üzüntü ve bunalımın kanın ve yok etmenin tanrısı. Onda yok ki, yaratıcı veya güzel bir vasıf.

29. Yeniden öğrenmelisiniz okumayı da her bilgiyi. İnsanlar çoğu zaman bakarlar ama görmezler. Bunu bilirsiniz. Bakmak ayrıdır ve ayrıdır görmek. Seyretmek tamamen ayrıdır. Aynı şekilde oku maktan okumaya da farklılık vardır. Okurken kötü tanrı’nın bir kutsal metnini, sadece okur ve geçersiniz. Dinler ama duymazsınız. Zihninizdeki ince zardan içeriye geçemez gerçek bilgi. Her metnin satırları aslında iki anlamlıdır ve değişik işaretler taşır her metin.

30. Okumayın sadece satırları. Onların satır aralarına da bakın. Ne derece değiştirilmiş olursa olsun kötü tanrı’nın bir kutsal metni, onda, onun satır aralarında Benden bir etki de vardır mutlaka. Bunu belli etmek için size bazı çok açık işaretler de koydum onlara.

31. Bu yüzdendir Kötü Tanrı’nın kutsal metinlerinde, onun kendisini zor duruma düşüren çelişkili satırlar ve değişik anlamlar bulunması. Kendimi ifade ettim her zaman onun kutsal metinlerinde. Bu yüzdendir ki, başka bir din kitabı na gerek görmedim asla. Onun kutsalı olan kutsal metinleri bir yerde de benim sözlerimdir ve taşırlar sözlerimin anlamlarını. Bu yüzden okumalısınız onları da benim bakışımla ve benim size verdiğim bakışla ve verdiğim anlayışla ve uyuşturulmuş olan ve fakat her zaman sizde olan zekanızla.

32. Ve bu yüzden okurken iki katlı okumayı da öğrenmelisiniz. Her harfte ve her sözde ve her cümlede çok farklı anlamlar gizlidir ve onları bulmayı ve anlamayı da öğreneceksiniz zamanla. Ve boşuna aramayın. Hiç bir metinde yoktur gizli bir şifre, hesap ve sembol ve işaret çünkü bunlar insan yapısı ve insana göre şeylerdir ve değiştirilen metinlerle beraber yüzyıllar içinde o şifreler de anlamsızlaşır giderek.

33. İnsan için ve insan düşünce yapısına göre olma zanlardır böyle şeyler. Tanrılar sözlerle konuşmazlar. Tanrılar size hitap ederken sözlerinizi kullanırlar ama değildir bu onların öz dilleri. Bu yüzdendir ki, saçmadır kitaplarda tanrısal şifre aramanız. Bunlar çok küçük ve değersiz kurnazlıklardır. Ne yazılacaksa açık açık yazılmıştır aslında. Yeter ki bilesiniz bakmayı ve görmeyi ve anlamayı.

34. Bunları ne Ben kullandım ve ne de Kötü Tanrı. Varsa Kötü Tanrı’nın kutsal metinlerinde bir şifre veya insanın keşfedeceği bir gizli mesaj bu, Kötü Tanrı’nın kendisinden değildir ve insanlar tarafından koyulmuştur zaman içinde.

35. Koydum her kitabına kendi gizli anlamlarımı ve sözlerimi. Bunu bilir Kötü Tanrı’nın kendisi de ama yok edemez onları. Ne zaman ki, onun kahininin ağzından çıkmış ve kayda geçmiştir o sözler, kalıcı olmuşlardır artık. Kendi iddia ettiği büyüklüğünü, sarsar insanın gözünde, şayet deseydi Kötü Tanrı “Şeytan karıştı benim mesajıma. Değişmiştir bu mesaj”. İşte bu yüzden de Benim eklentilerime müdahale edemedi Kötü Tanrı kendi kitaplarında.

36. Bi r sefer. Sadece bir sefer yapmak zorunda kaldı bunu. O zaman da ben zorladım onu bu işe açıkça överek dişi tanrıçaları. Budur bir ispatı benim istediğim zaman, onun kitaplarına ve onun kahinlerine müdahale edebildiğimin, size belli etmek için.

37. Bilerek yapılmıştı bu değiştirsin diye ve anlayasınız sizler, onun kitaplarına ve kahinlerine rahatlıkla karışabildiğimi. Bu mesajdı aslında sizlere ve sizin çağınıza, sizin neslinize ve kendisinde Kötü Tanrı’nın yapıtaşı olmayan insanlarıma. Ve Oğullarıma ve Kızlarıma.

38. Ama Kötü Tanrı göze alsaydı küçük düşmeyi ve göze alsaydı benim karıştığımı düzeltmeyi ve göze alsaydı kendisinden başka bir güç olduğunu kabul etmeyi ve söylemeyi başka tanrılar da olduğunu, o zaman değiştirebilir ve saf olarak kendi mesajlarını verebilirdi kutsal kitaplarında. Ve ama, o daima reddettiği için kendisinden başka tanrıyı ve iddia ettiği için kendisinin “Bir” olduğunu ve çok güçlü olduğunu meleğinin ve kahininin, sessiz kalmak ve kabullenmek zorunda kaldı Benim mesajlarımı, kendi kutsal metinleri içinde.

39. Ama zamanla kendi kahini öldükten sonra, gizli yarı kahinleri ve Din komisyoncuları değiştirdiler bütün kutsal metinleri. İstenmeyen kısımları çıkarttılar ve toplayıp yaktılar. Ama yine de kaldı Benim Etkim çünkü her yerde varım Ben. İşte bu yüzdendir Kötü Tanrı’nın her dini, aslında öz olarak aynı olan ve sırf birbirleri ile savaşsınlar da Kötü tanrılarını beslesinler diye çok hale getirilen her dininde, O dinin ilk kahin ve kahinlerinden sonra her din bozulmuş, değiştirilm iş, insanlar tarafından kötü hale sokulmuş gibi görünür size.

40. Aslında isteğidir bu Kötü Tanrı’nın. Kendisi telkin eder bunu. Çünkü! Bakın her dinin sonradan yozlaşmış haline. Sonraki hali değil midir daha bunaltıcı, daha yasakçı, daha mutsuz, daha kanlı ve daha koyu ibadetli. Aslında istediğiydi bu onun en başında. Sadece ben daha insancıl ve daha rahat olmasını sağlamıştım onun kahinlerinin ağzından.

41. Ve. Bakın her dininde Kötü Tanrı’nın mutlaka özgün metinler tahrif edilmemiş midir her zaman. İşte bunların nedeni Benim karışmamla kahinlere ve sürüklememle onları teşevvüşe, koymamdır kendi sözlerimi ilk, özgün şekle. Bu yüzdendir ki, ilk özgün şekli dinlerin daima olmuştur daha insancıl, daha mutluluk verici ve hafif. Daha açık bir yürekle bakar tanrısallığa ve Değer verir insana.

42. Tarihinizde hep sürmüştür bu savaş gizli ve açık olarak, iki katlı. Açık olan savaşta daima katletmediler mi, Kötü Tanrı’nın çocukları ve üçüncü oğulun soyu sadece tanrıları beslensin diye onun adını anarak üzerl erine benim çocuklarımı. Daima düşman olmadılar mı Birinci Oğul’un soyuna. Daima saldırmadılar mı bilime, sanata, özgür düşünceye, mimariye, reformculuğa ve hatta gününüzde de öyle değil midir?

43. Gizli savaş ise oldu daima onunla benim aramda. Kutsal m etinlerin ve onun emirlerinin geçirilişinde, onun istediği dinlerin kuruluşunda ve onun kuralarının açıklanışında.

44. Ve. İşte. Bu kitabımdaki burada anlatılacak olan Kahin ve Kötü Tanrı’nın öğretisine çok uygun görünmediği için hep merak ettiğiniz ve adına İsa dediğiniz, kendi dilinizde, o kahin ürünüdür bu gizli savaşın.

45. Altı katlı kitabımın bu bölümünde ve diğer bölümlerde de bazı karışık anlatılar var. Bunun nedeni kahinimin zihinsel merakları ve konulara değişik olarak konsantresidir. Fakat. Hayır. Değiştirmeyecek ve ayetlerini kendi anlayışınıza göre sıralamayacaksınız bu kitabın. Kahinim yorum yazabilir ve açıklayabilir her şeyi düzgünce fakat Kitabımın geliş sırasını bozmayacak ve yapmayacak kendi kafasına göre herhangi bir düzenleme. Nasıl gelmişse kalacak her şey aynen öyle.

II

1. Birinci ve İkinci oğullar büyüdükleri zaman nesillerini üretmek için evlenmeleri gerekti. Ve isteniyordu ki, acele çoğalsın ikinci oğulun soyu. Durmalıydı Birinci Oğul’un üremesi. Saçma ve danışıklı bir seçme töreni yapıldı oğullar arasında. Kendi kutsal metinlerinde yazdığı gibi kötü tanrı’nın birer sunu verildi kötü tanrı’ya.

2. Burada da vardı bir incelik. Hep derler ki, ilk öldüren dünyada Birinci Oğul'dur. Halbuki ilk öldüren ve kanını ve canını kötü tan rı’ya sunan ikinci oğuldur, hayvanları öldürerek ve kurban ederek. Sonunda öldürülmesi gerekmişti ikinci oğulun, Birinci Oğul tarafından. Bu şarttı insanın, insan olarak üremesi ve sadece bir aleti olmaması için kötü tanrı’nın.

3. Arabın kitabında burada da aptalca ve yalan anlatılar vardır. Güya Birinci Oğul, öldürdüğü zaman kötü tanrı’nın soyunu, ne yapacağını bilememiş cesedini ve bir kuş, başka bir kuşu gömerek yol göstermiş ona, saklaması için ikinci oğlun ölüsünü. Ne saçma ve yalan bir anlatı. Ölümü ve ölmenin ne olduğunu bilmezmiş güya insanlar o zamana kadar. Ya o zamana kadar kurban edilen hayvanlar? Ya ikinci oğul tarafından avlanan hayvanlar? Onlar ölmüyorlar mıydı? Nasıl bilmezdi insan o zamana kadar ölümü ve öldürmeyi?

4. Kim öğretti ikinci oğla hayvanları öldürmeyi? Hayvanları kötü tanrı’nın adına katletmeyi ve kanını sunmayı ona? Burada bile kötü tanrı’nın yalancı ve kanlı karakteri ortada değil midir? Kendisi değil midir ikinci oğla veren öldürmeyi ve kan akıtmayı ve avı? Kim öğretti çoban lığı, sürelere bakmamayı, hayvanları yetiştirmeyi ve bina yapmayı? Ben verdim ona bunları. Ve öldürmedi asla Birinci Oğul, yapılması şart olandan başka.

5. İkinci oğul ölünce gömdü onu Birinci Oğul, fakat ikinci oğul’un daha çok yeni iken ölümü, gerekli yapıtaşları ve spermi alındı bedeninden kötü tanrı tarafından. Bu yapıtaşları titizlikle saklandı kötü tanrı tarafından ve zenginleştirildi ve geliştirildi kendi varlığı ile.

6. Bütün kahinler soyu sürdü ve geçti zaman içinde. Hep aynı ailedendi onlar. Kahinler soyu, üreyen insanların içinden elenerek, en verimli ve iyi anten olabilecekler ayıklanarak seçilip üretildiler. Ve zamanla her yeni nesilde biraz daha yozlaştı kahinler soyu. Artık cevap veremez oldular kötü tanrı’nın lanet ve felaket isteklerine. Bedenleri dayanamıyordu ondan gelen enerjiye.

7. Her yeni kahin biraz daha az etkili oluyordu ve biraz daha zayıftı bir öncekinden ve daha yozdu her yeni kahin. Ve nesilleri üremez olmuştu seçilmiş kahinlerin. Çünkü onların bedenleri ve yapıları dışarıdan düzgün görünse de deforme olmuştu içsel olarak. Nesilden nesile zayıflamışlardı kötü tanrı’nın enerjisini naklederek ve ondan vahiy alarak ve onun enerjisine direk maruz kalarak.

8. Artık zamanı gelmişti yeni ve güçlü bir kahinin hüküm sürmesinin. Gelecek olan bu kahin kötü tanrı’nın istediği gibi olacaktı. Ve ona düşünmeyen kullar hazırlayacaktı. Daha güçlü olacaktı hepsinden ve daha insafsız ve daha kanlı olacaktı. Yeni ve büyük lanetlerin taşıyıcısı olacak ve öldürecekti hepsini Benim Oğularım’ın. Bu kahin hazırlanmıştı ikinci oğul’dan alınan yapıtaşları ile. Ve ona verilmişti tanrısal güçler. Gölgesi olacaktı kötü tanrı’nın, yeryüzünde. Kan ve ateş olacaktı bastığı her yerde.

9. Ve. Fakat karışmaması gerekiyordu bu yapıtaşlarının ve sperminin, ikinci oğul’un, başka bir insanla. Kötü tanrı insan babasız doğurttu bu çocuğu. Nasıl ki, annesinin içine zerk ettiyse bu spermi kötü tanrı, aynı şekilde onu verebilirdi bir erkeğe ve doğumu ve gebe kalınışı da size göre normal olabilirdi Yeni Kahin’in.

10. Bu olmadıysa sadece belli nedenlerdendir, şimdi öğreneceğiniz. Verseydi kötü tanrı tohumu önce bir erkeğe ve o fark etmeden, tohum ve yapıtaşları karışacaktı baba olacak olan erkeğin kendi varlığı ve yapıtaşları ile. Saflığı bozulacaktı ikinci oğul’dan alınan varlığın. Ve kötü tanrı tarafından verilen tanrısallığı bozulacak ve karışacaktı baba olacak olan erkekle. Bu yüzdendir onun babasız doğması. İstenilen kahinin vasıfları için onun böyle doğması gerekirdi ve tam olarak babasıydı onun kötü tanrı.

11. Yine de insan vasıfları karışmıştı ona çünkü bir kadının rahminde büyümek zorundaydı. Annenin yapısı karıştı ona fakat dünyada doğan en saf çocuktu o, çünkü sadece annenin vasıfları vardı ve tanrısallığı çok az bozulmuştu.

12. Sizin için en merak ed ilen durum oldu bin yıllardır. Nasıl babasız doğdu o kahin? Bu çok inanılmaz geldi daha önceki çağlardaki insanlara, halbuki bu çok kolay bir iştir tanrılar için.

13. İkinci oğulun tohumları, Tanrılar Bahçesi’nde korunup geliştirildikleri yerden hiç ayrılmadı. Sizin bildiğiniz gibi molekülere ayrılıp, bir yerden başka bir yere, annenin rahmine de gönderilmedi. Anne olan kadın, Tanrılar Bahçesi’nin bulunduğu alemin izdüşümüne geldiği zaman, farklı alemlerde olsalar da aynı izdüşümündeydi anne ve tohum. Ay nı mekanda ve aynı zamandaydılar. İki farklı şey aynı zamanda, aynı mekandaydılar. Alemler değişince, bir cisim, tam olarak diğerinin içinde olacaktı. O anda alemler arası geçiş yaptırıldı tohuma ve bir anda annenin içinde oldu tohum.

14. Bu şekilde oldu bir çocuğun babasız doğumu. Son kahin ana rahmindeydi artık. Fakat bu kahinin hazırlanması değildir sadece bu kadar. Daha önceden hazırlanmıştı onu gözetecek ve yönlendirecek olanlar.

15. Bıraksaydım yeni kahini olduğu gibi, bu sonu olacaktı bütün insan larımın. Kahin’in annesi gebeliği sırasında yer değiştirirken ona müdahale ettim belli etmeden ve etkiledim taşıdığı Kötülüğün Çocuğu’nu. Annede zaten her insan gibi var olan kendi yapıtaşlarını naklettim bebeğe ve etkiledim onun dengesini.

16. Size açıkça anlattığım gibi, İsa çok zaman önce planlanmış ve zamanı gelene kadar bekletilmişti. Ona verilmişti üstün güçler ve insan ötesi bağlılık ve iman, dehşetin tanrısına. O çok özel bir yapıtaşıydı kötü tanrı’nın. Nasıl ki, İsa hazırlanmışsa özenle, onun zamanı yaklaşınca taşıyıcısı olacak olan kadın ve anne de özel olarak hazırlanmıştı.

17. Taşıyıcı anne kendisi bilmese de tanrısının bir aletiydi. Fakat kadın cinsinde insanın, kötü tanrı’nın şartlaması daha zayıftı Havva’dan itibaren ve her zaman için gün ünüze kadar. Taşıyıcı anne daha güçlüydü diğer kadınlardan, tanrısına inanç ve iman hususunda, fakat yine de yapıtaşları kötü tanrı’nın, güçlü değildi onda erkek kahinleri gibi.

18. Taşıyıcı annenin insansı yanları ve kötü tanrı’nın kadın cinsini hep dışlamış ve aşağı görmüş olması gibi nedenler, anneyi yakın kılmıştı bana ve onunla etkiledim taşıdığı bebeği ve annenin insansı yanları ve insafı ve bebeğine olan korumacı tutumu nakloldu bebeğe, bütün insanlara karşı korumacı ve sevgi dolu tutum olarak. Bunun için küçük bir gayretim yeterli olmuştu ve kötü tanrı’nın en büyük hatasıydı kadın cinsini önemsememek ve dışlamak ve yok saymak.

19. Sadece anne değildi hazırlanan, gelecek olan İsa için yardımcı ve koruyucu ve gözetici olarak. Taşıyıcı annenin hazır lanması ve ona da güç verilmesinden, sizin zamanınızla çok çok daha önce hazırlanmıştı bir gözeticiler ve koruyucular ve yardımcılar kavmi.

20. Taşıyıcı anneye de verilmişti büyük güçler, fakat bunlar pasif güçlerdi. Kendisi farkında değildi gücünün, am a çok enerji yüklenmişti ona. Ondaki, daha doğurmadığı, karnında taşıdığı bebeğini koruma ve onu bilmeden kendi enerjisi ile besleyip güçlendirme güdüsü, onu bir şifa kaynağı haline getirmişti, aslında kötü tanrı’nın amacı bu olmasa da. Taşıyıcı kadın sadece kendi varlığı ile şifa ve dinçlik verebiliyordu çevresine. Onun bu enerjisi, kendi yaşadığı yerlerin çevresine de sinmiştir ve hissedilebilir sizin gününüzde bile.

21. Annedeki enerji ve şifa verici güç ki, aslında sadece cenin ve sonra da bebek olan İsa’yı korumak ve güçlendirmek amacıyla verilmişti ona, Ben onun dengesini bozduğum için bebeğe geçerken koruyucu ve şifacı vasıfları da taşıdı cenine. Bu yüzdendir ki, her kahinden daha fazla insan severdi İsa ve bu yüzdendir ki, İsa’nın şifa gücü çevresi ne taşardı diğer bütün kahinlerden fazla. İlk plana göre, bu vasıfların olması önemli değildi, istenen sadece iman ve anten olması ve felaketler yaratabilmesi idi.

22. Çölde bir kavim değil, fakat küçük bir kabile yaşardı çok uzun zaman önce, taşıyıcı annenin kendisinin doğmasından. Bu çöl insanları kullarıydılar kötü tanrı’nın ve bütün duaları onaydı sadece. Her gözden uzaktı bu insanlar ve karışmazlardı diğer toplumların içine, mecbur olmadıkları sürece.

23. İmanlı çöl insanları içindeki bir çocuk, çok daha fazla yapıtaşına ve inancına sahipti kötü tanrı’nın. O çocuk gizli kahini oldu onun. Bu kahin hiç bir zaman kutsal kitaplarında görülmedi ve bahsedilmedi Yahudilerin ve Arapların. Efsaneler bile fazla yaklaşamadılar ona.

24. Bu kabile ve kahin, gizli tutuldular kötü tanrı tarafından. Kendi aralarında ürediler zamanla ve kahinin soyu da üredi onlarla. Kötü tanrı göründü ona ve bir ahit yaptı çöl insanlarıyla. Bu sefer açıkladı kötü tanrı birçok isteğini, amacını ve bazı gerçekleri çöl insanlarına.

25. Hep “Sadece benim. Ben tek gücüm ve tek tanrıyım” diye çırpınan tanrı ilk ve son defa açıkladı, çöl insanlarına kendisinden başka Benim de olduğumu. Benim gücümü ve bana karşı durabilmek için onların yardımlarının gerektiğini.

26. İki gücün var o lduğunu bildiler çöl adamları ve iki tanrıyı. Onlar iki orduda çarpışan askerler gibi bildiler düşman bellediklerini. Kötü tanrı besledi onları, bilgi verdi ve ilerde gelecek olan İsa’yı anlattı onlara. Nasıl destekleneceğini anlattı ve İsa’nın getireceği dinin esaslarını, çok çok önceden verdi onlara.

27. Kötü tanrı gizli bir pakt yaptı çöl insanlarıyla. Cennet ve ebediyen huzur ve mutluluk vaad etti onlara. Bu paktı veya ahdi kötü tanrı’nın, gizli kaldı. Karışmadı çöl insanları diğer insanlara ve gözden ve diğer insanların bilgisinden uzak kaldılar.

28. Bu insanların soyu korumak ve yardım için ve destek olmak için İsa’ya, değişik yerlerine dağıldılar dünyanın. Ve beklediler İsa’nın zamanının gelmesini. Daha kendisi bilmezken İsa nasıl bir din getire ceğini ve hatta kendisi hala Tanrılar Bahçesi’nde korunan bir yapıtaşı ve bir parça gen halindeyken, çöl insanları biliyorlardı onun nasıl bir din getirmesi gerektiğini ve mutlaka geleceğini.

29. Zamanı gelip de doğduğu zaman İsa, Çöl İnsanları daima çe vresinde oldular kendilerini belli etmeden ona ve diğer insanlara. Harekete geçirmek ve aktif kılmak için İsa’nın enerjisini başka kahinler de hazır bekliyorlardı onu. Hiç bir zaman değildiler ve hiç bir zaman olmadılar bu kahinler İsa kadar güçlü. Onların gücü sadece sınırlı idi ve sınırlıdır hala, kendi tanrılarından emir almakla ve insan kitlesinin düşünce ve imanını etkilemekle.

30. İsa misyonunun başlaması için gereken son etkisini almak için dağa çıkınca, tanrısının gücüyle birlikte, Benim Etkimle de karşılaştı. Onunla karşılaşmamız çok farklı ve yanlış yansıtıldı Hıristiyanlığın kutsal kitabına. Hiç bir zaman pazarlık edilmedi onunla ya da bir şey teklif edilmedi. Sadece insanca yaşamak ve güzellikler hissettirildi ona. Ama en önemsi içindeki insan lık ve benim kattığım yapıtaşları uyarıldı ona belli edilmeden.

31. İsa’nın anlayışı değişti ve içinden gelen insanlığı ve insancıllığı yüzeye çıktı. Artık o çok uzaktı tanrısının istediği ilk yapıdan, fakat kendisi bilmiyordu bunu. Artık o dehşetin kah ini olmak yolunda değil, sevgi ve hoşgörü taşıyıcısı olmak yolunda ilerliyordu. Ve yaparken bunları kendisini babası olan kötülüğün tanrısına hizmet eder zannediyordu ve kötülüğün tanrısı da iyiliğin en büyüğü idi onun gözünde.

32. Ve kötü tanrı fark edince İsa’nın durumunu ki, hemen fark etti bunu, elini çekti İsa’dan ve korumasını ve gözetimini. Derhal değiştirdi İsa sayesinde gerçekleştirecek olduğu planlarını.

33. Her mucizesini yaptı İsa, her insana vaaz verdi ve yaptıkları ve insanları toplaması kendisine verilmiş olan ve kendisinde kalan tanrısal güç sayesindeydi fakat o zannediyordu ki, baba tanrı ona yardım ediyor.

34. Kendi vaazlarını babasının isteği zannederek yaşadı İsa. İnsanca yaşadı ve sonradan değiştirilmiş olan gerçek vaazlarını verd i. Kötü tanrı’nın yerine Benim misyonumu yapan, Benim Kahinim oldu o. Zaman zaman çok asabi, zaman zaman da çok yumuşaktı İsa. Bu ondaki gen ve DNA ve diğer taşıdığı yapıtaşları karışımındandı. Aslında eşitti onun üzerindeki iki etki, Ben ağır bastımsa şayet, bu ondaki insani yanların ağır basmasındandı.

35. Ve ne tanrısı memnundu İsa’nın durumundan ve ne de Çöl insanları olan gözetmenleri ve gizli kahinleri kötü tanrı’nın. Bu yüzden ölmesi gerekiyordu İsa’nın, öğretisini fazla yaymadan. Yaşasaydı şayet, kendisine verilen güçle öyle toplayacaktı ki insanları ve öyle yayacaktı ki dinini, kötü tanrı’nın bile gücü yetmeyecekti onu sarsmaya ve yayılacaktı aslında Benim olan anlayış.

36. Ve bu yüzden çarmıha gerilmek hem cezaydı İsa’ya, hem de ondan kurtulmanın en temiz yoluydu.

37. Ve baba tanrısının yanında olmadığını ve kendisinin terk edildiğini ancak ölümünden bir an önce anladı İsa ve anlayamadı bunun sebebini, sadece “Baba, beni neden terk ettin?” demeye gücü yetti, kendisini duymak istemeyen tanrıya.

38. Aslında Eski Ahit’te anlatılan son kahindi İsa. Ve değişti planlar ben karışınca ve gelmesi son kahinin ve insanlığa yıkım getirecek planın, ertelendi sonraki bir zamana.

39. İsa’yı fizik olarak öldürdü Romalılar, ama gerçekte sadece bir aletti onlar. Öldüren onu, feda eden ve ortadan kalkmasını isteyen kendi baba tanrısıydı ve onun gizli kahinleriydi aslında.

40. Ve çöl adamlarından olan gizli kahinler hemen el koydul ar İsa’nın öğretisine. Değiştirdiler bütün öğretiyi kötü tanrı’nın istediğince. Yasakladılar aşkı, seksi, mutluluk ve neşeyi. İsa’yı hiç tanımayan ve çöl adamlarının yapıtaşlarından olan bir başka kahin kurdu Hıristiyanlık dinini. Ve çöl adamları’nın gizli soyu, hep ellerinde tuttular bu dinin yönetimini. 41. İsa’nın hiç bilmediği ve hiç düşünmediği yorumlar getirdiler onun öğretisine. Bir dehşet ve kan dini yaptılar Hıristiyanlığı ve İsa adına cinayetler işlediler yüzyıllarca. Ve sakladılar insanlardan, he r ele geçen bilgiyi İsa ve onun öğretisi hakkında. Asıl görevlerinin büyük bölümü de budur aslında.

42. Ve insanları yüzyıllarca Benimle korkuttular ve Benden korkutarak insanları, beslediler kendi kötü tanrılarını ve kötü dinlerini. İnsanları aforoz ettiler yüzyıllarca ve kimse sormadı onlara İsa adına yaptıkları bu işi, İsa’nın yaşarken kaç defa yaptığını. Kimse sormadı onlara İsa’nın kaç engizisyon mahkemesi kurduğunu, kaç defa insanları diri diri yaktığını ve kaç tane cadı diye ve kaç tane başka dinden diye insan öldürdüğünü. Aslında hiçtir bu soruların cevabı. İsa yapmadı ve düşünmedi bile bunları.

43. Ve görseydi ve bilseydi İsa kendi adına kurulan kilisenin cadı avlarını ve katliamlarını hiç yaşamak istemezdi bu dünyada, bu din komisyoncularının k endi yarattıkları sahte tanrıları olarak ve kötü tanrı’nın yeryüzündeki gölgesi olarak.

44. Ve İsa’nın yaratılış amacı olan ve fakat asla yapmadığını yapmaya çalıştı onun adına kurulan kilise. Avrupa’da ve dünyanın her ulaşabildikleri yerinde benim yapı taşlarımı taşıyan ve Birinci Oğul’un soyundan olanları katlettiler. Engizisyonlar kurdular. Birçok insanımı ve fark gözetmeksizin kendi insanlarını da öldürdüler ve kötü tanrı’ya enerji olsun diye işkence ettiler.

45. Şimdi siz zannedersiniz ki, ve zanne diyorsunuz geçen yıllarla azaldı güçleri. Artık baskı yapamıyorlar insanlara. Ve durum böyle değildir. Gizli kahinler ki, çok azalmıştır güçleri, hala faaldirler. Hala sinsi planları için çalışırlar ve gizli örgütler olarak yayılırlar. Onların istediği, kötü tanrı’nın gücünün gelişmesi, her yana hakim olması ve tanrılarının beslenmesidir. Bunun için, herşeyi yakacak olan büyük ateş en iyisidir onların gözünde.

46. Gizli ve Küçük kâhinlerin ve antenlerinin kötü tanrı’nın, büyük beklentileridir yeniden gelecek olan İsa. Kötü tanrı’nın başkomutanı olan İsa ve geleceği zaman ismi başka olacak olan İsa gerçekten gelecektir, çünkü Habil’den alınıp, saklanan yapıtaşlarının hepsi kullanılmadı katledilmiş olan İsa için.

47. Kötü tanrı ve küçük ve gizli kâhinleri tarafında hazırlanmakta dünyanın, kendi ellerinde olan kısımları ve kendi insanları. Yeniden bir dehşetin kâhini gelecek Habil’in yapısından, genlerinden ve DNA’sından. Ve o başkomutan olacak, Benim Oğullarım’a karşı olacak olan savaşta.

48. Ve buna karşı benim de var silahım ve tedbirim. Nasıl ki, kötü tanrı sakladıysa bahçesinde, Habil’in yapısını, ben de aldım son anda İsa’nın yapısının önemli parçalarını, onun ölümünden sonra. Kötü tanrı’nın, dehşetin kahininin gelişi için ben de kendi oğlumu çıkartac ağım İsa’nın yapıtaşlarından ve kendi yapımdan ve tanrısal ruhumdan. Bu, iyiliğe ve güzelliğe ve bilime ve sanata karşı olacak, dehşetin kan ve ölümün savaşı.

49. İsa’nın yapıtaşları olmadan da çıkartabilirim kendi oğlumu ve Kain soyunun bozulmamış halini. Fakat İsa’nın yapıtaşları, hem Benim o zaman verdiğim etkiyi, hem kötü tanrı’nın tanrısal güçlerini taşıyorlar ve güçlendiriliyorlar ve bilgilendiriliyorlar ve benim de tanrısal güçlerimi alarak büyüyorlar yüzyıllardır. Ve onlara aşılanıyor kötü tanrı’dan verilmiş olan tanrısal güçler kadar, benim tanrısal güçlerim ve Birinci Oğul’un yapıtaşları. Ve ben daha ustayım bu iş için, kötü tanrı’dan. Ben değil miyim, insanın ilk oluşması için gereken yapıtaşlarını dünyadan ve ruhtan birleştiren ve yoğuran?

50. Bu şekilde kendi planının ters tepmesi ile karşılaşacak kötü tanrı ve yalnız kalmayacak son savaşta Benim İnsanlarım.

51. Ve siz Benim İnsanlarım ve Oğullarım ve Kızlarım. Nedenini bilmeseniz bile, içinizde yaşayan bilgi ile her zaman hoş bakmadınız mı İsa’nın kendisine ve onun insan annesine ve hiç bir zaman aynı sempatiyi duymadınız yoğun ve ağır Hıristiyan dinine ve kilisesine. Her zaman, nedenini anlamadan daha sevecen bulmadınız mı İsa ve annesini, kiliseden hoşlanmazken.

52. Budur içinizdeki g izli kodun bilgisi ve sezgisi. Siz her zaman bildiniz bunu içinizde saklı olarak. Benim bu altı katlı kitabımın, bu bölümü sadece içinizdekini çıkartmaktır açığa ve hep bildiğiniz bilgiyi hatırlatmak ve biraz daha açık anlatmaktır size.